Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar pisliğe batmış evime çeki düzen vermek için kolları sıvayıp temizliğe kalkıştım bugün; su içmek için evde bardak kalmamıştı ve plastik bardakların sonuncusunu dün gece kullandığımdan bulaşıklarla işe başladım, (tabak çanağı duruladığım sırada beni arayan rüyalarımın siyah infiniti’li şövalyesiyle telefonda konuşurken kek herif gidip elektrik direğine çarptı, canlı yayında dinledim) akabinde yerleri, neredeyse iki aydır çalıştırılmayan süpürgeyle bir güzel süpürdüm, ardından makineye iki posta çamaşır attım ki üzerimdeki son donumu kirli sepetine attığımda içime giyebilecek temiz bir şeyler bulabileyim. Sonunda sıra banyoya geldi, lavaboyu pırıl pırıl yaptıktan sonra (yalan, sadece taşın beyaz olduğu anlaşılıyor artık) yerleri sildim, fakat o sırada daha evvel fark etmediğim kesafette sidik kokusu ilişti burnuma: Klozet kapağı, doğası gereği çiş kokuyordu, öğğğk ama kızmak olmaz. Kokar o. En son ne zaman bu ergonomik plastik nesneyi temizlediğimi düşündüm ama ı ıh, hatırlayamadım. Her şeyi çamaşır suyuyla temizleme pratikliğine alışmış biri olarak klozet kapağını ezber bozup cif kullanarak silmişliğim vardır, ama kim bilir ne vakit… Evde cif de bulamayınca, hayatımın perisini, gönlümün ışığını, ruhumun nefesini, gündüz güneşimi ve gece kutup yıldızımı, varlığımın pusulasını, rehberlerin en yücesini arayıp sordum:

- Canım annem, güzel kadın, pis şişko, ne haber?
- İyiyim, TV izliyorum. Sen ne yapıyorsun bakalım?
- Harikayım ben. Evi temizliyorum, bulaşık, çamaşır, yerler.
- Aaa, aferin, adam olmaya karar verdin yani.
- Böyle söyleme ama, incitiyorsun narin yüreğimi.
- Valla sen nasıl pislikten hastalık kapmadın anlamıyorum. Çoktan ya kokuşman, ya da açlıktan ölmen gerekirdi.
- Off anne ya, bir şey soracağım diye aradım, seninle sonra uğraşsam? Zaten cesaretimi zor toplamışım arayacağım diye.
- Sor ama çabuk ol dizi seyrediyorum.
- Şimdi bu klozeti ben nasıl sileyim? Cif de kalmamış evde. Tavsiyen nedir?
- İki ay önce geldiğimde cifle ben temizlemiştim, iki aydır temizlenmiyor mu yani o? Oğlum deli misin sen?
- Ya anne, gelme üstüme. Huzur ve akıl istiyorum, azar değil. Detaylı temizlik yapmadım o zamandan beri, şimdi giriştim o işte.
- Aklım almıyor şu dediğini. İki ay oldu ya!
- Anne şerefsizlik yapma, sorduğuma pişman etme allahını seversen. Çamaşır suyu ile silsem olur mu onu söyle?
- Olur olur ama sonra bol suyla yıkaman lazım klozeti. Suya acıma, iyice yıka.
- Niye ki? Silsem olmaz mı?
- Olmaz, sona tuvaletini yaparken poponu yıkadığında çamaşır suyu pantolonunu lekeler.
- Nasıl yani?
- Klozete oturduğunda yani… Öff, anla be artık!
- İyi de, klozete ihtiyaç gidermek için oturduğumda zaten pantolonumu aşağıya indirmek zorundayım, yoksa pantolonuma sıçarım öyle değil mi?
- … (sessizlik)
- Anne? Orada mısın?
- Bak Oğuz.
- Efendim?
- İster pantolonuna sıç, ister o boku ye, umurumda değil!!!
- Ne oldu ya şimdi?
- Sen nasıl adamsın! Neden benim oğlumsun!
- Annecim, bir soru sordum, senden başka kime sorabilirim ki? Anneler bu işe yaramaz mı?
- Yeter, valla yeter, sen bu soruyu soracak yaşı geçtin!
- İyi de, tek sorduğum, cif yerine çamaşır suyu kullansam olur mu olmaz mı? Neden böyle tepki gösterdiğini anlamadım vallahi billahi.
- Onu da sorma!
- Ama anne…
- Annen de değilim ben!
Kapattı.
Klozeti temizlemeye korkuyorum, bu akşamlık bıraktım, yarın cif alacağım.
Anneme bir daha böyle şeyler soramam. SevgiliMe zaten soramam. Benzer bir problemle karşılaşırsam şayet, fason bir mail adresi alıp hıfzısıhha’ya danışmak en doğrusu.
Evi bu kadar temizledikten sona mutlu bir yorgunluk hissi ile oturup sigaramı tüttürmem gerekirken, yediğim onca laftan sonra cesaret kırılması ile suratsızca çokokrem kaşıklıyor olacağımı hiç ummuyordum doğrusu.
Son olarak, temizlikçi/gündelikçi kadınların aldığı ücret piyasasını belirleyip (Bu civarda 70 TL) krizin kendilerine epeyce teğet geçmesini sağlayan ilgili arkadaşları da Çin Ordusunun şefkatli penislerine emanet etmek istiyorum.
Not: Evet Gregor, Tipitip’li son postunu kıskandım da yazdım ama sen o zamanlar 7 yaşında minicik bir bücürükmüşsün, yukarıdaki telefon faciası ise bu akşam, bu yaşımda yaşandı!


29 yorum var:
annenden bu kadar zılgıt yiyeceğine (ki haklı) bu tip konularda beni arayıp sorabilirsin.
sıçmayı bildiğim kadar temizlemeyide biliyorum.
klozetin kapağını işerken kaldırırsan fena olmaz.yine üzerine koku sinebilir diyecem ama hiç bir zaman senin gibi klozet kapağına koklayarak yanaşmadığım için sağlıklı yorum yapmam doğru olmaz.
duck diye bir şey var. siz ingilizler ona ördek diyorsunuz ama biz türkler onu su rezarvuarının içine atıyoruz. sifonu çekince suya kattığı kimyasallar hem klozeti temizliyor, hem kokuyu önlüyor, hemde mavi rengi sayesinde bokun çişin rengiyle muhattap olmuyorsun. tavsiye ederim dicem ama senin sifon bozuktu galiba.
borsalino nun uyarısıyla iyelik eki bile gelmiş. oğuz evlen artık. sende kurtul, annende kurtulsun, bizde kurtulalım :)
bu postunun meali : ey sevgili bi eve gelsende temizliğe yardım etsen olabilir.
Gregor,
bu güne dek hiç telefonda konuşmadığım bir adamı "böyle" bir konuda arayıp kendisinden akıl istemek yapıma ters.
Ayıca çişimi yapıyom çişimi yapıyorum popom kuyu kayıyo.
Klozet kapağını koklamadım ama banyonun zeminini silerken sözü edilen "göt konforu nesnesi"ne fazla yakınlaşmışım. Duck, hem de mai olanı var ama o sadece vir illüzyon. Sanki çişim mavi renkmiş gibi sanıyorum. (Direkt duck'ın üzerine işemek gibi bir huyum var.)
Borsalino, şerrinden sakındığım yegane blogger. Talisman'a bile laf yetiştirebiliyorum ama Borsalino adamın dişlerini söküyor ya.
son olarak, "ütü yapmayan sevgili, bizden değildir"
günlerdir uykusuzum.
hastanedeyim.
bir işte bir eczanede bir ortopedik ürün satan merkezlerdeyim.
ordan dönüp müşterideyim. müşteriden dönüp birilerini işe aldım sonra müşteri velinimet diye hoooppp personeli tazminatsız kapının önüne koydum. şimdi dava açıldı onla uğraşcam bi de.
annem tuvaletini yapabilecek şekilde ayağa kalkamadığı için ona tuvaletini yaptırıyor, yemeğini yediriyor, ilaçlarını veriyorum. bugün gittim hastaneden pansuman için birini getirdim. bu arada alışveriş yapıyor, yaptığım alışverişleri yemeğe dönüştürüyor, çamaşır yıkıyor ve kurutuyorum.
tüm bunların ardından yarına işim kalmasın ve sevgilimle buluşabileyim diye az önce 12 gömlek 3 pantalon ve 10 yastık kılıfından oluşan ütüyü yaptım.
yani oğuz, kız olsaydım tam sana göreydim
ama değilim ve sen maalesef kötü emellerin için başkasını kandırmalısın :D
(bu yorumumu lütfen kişisel alma sadece bir iş:)
Ulan nasıl kişisel almayayım, "adam ol, mızmızlanma" diyosun ki haklısın.
Benim bu noktada temennim ise muzdarip validenin, beni evlatlıktan reddetmesine ramak kalmış annem gibi düzenli ilaç kullanmak suretiyle en azından hayatını idame ettirebilecek bir sağlık düzeyine kavuşması ve bu yoğun trafiğinin seni daha az yorup uykusuz bırakması.
"Biz", yani sen ve ben konusuna gelince, en az yukarıdaki post ve şu yorumlar kadar karizmamızı çiziktiren bir başka yazıda zaten bu konuyu tartışmıştık.
Çok iyi anlaşabilirdik. Kısmet. :)
(Param yok ama evim var, gidebilecek durumum yok ama yeşil pasaportum var.)
Adli dava konusunda yardımım olurdu, ama seninkisi iş mahkemesidir. Sirkeci'de takılırsın artık :)
hanım kızımız yapsaydı şu ütüleri!
(yastık kılıfı ütülemek de ne ya?)
2 aydır hijyenin ne olduğunu unutan klozetin kokusunu banyonun kapısını açtığın an almalıydın aslında bir k.b.b doktoruna mı görünsen?
o klozete en az 1lt çamaşırsuyu dök kapağını kapa sabaha kadar sık dişini sabah cifle iyi bir fırçala derim.sonra bi 2 ay daha götürür heralde.
Gregor mumyalansa da müzeye kaldırılsa hakkıdır.Ben saydığı kadar ev "kadın işi"yapmış bir erkek cinsi görmedim duymadım.
not:en son ikiniz yazışırken yorum bıraktığım zaman aklıma geldi.Her ne kadar içses aynı hatayı ikinci kez yapma dese de kaderin önüne geçilmez bee.
AnnePeri,
"Taş"ta problem yok, oraya zaten haftada bir çamaşır suyu tedavisi uyguluyorum ama kapak (plastik) dikkatimden kaçmış :)
not: gregor'la yukarıda sözünü ettiğim "çizdirdiğimiz" yorumlarda da sen araya karışmıştın evet:)
Kader deyip geçme, ilki tesadüftü, şimdi ise bilinçli katılmış gibisin :))
Beni korkutuyorsun Virgilius!!!
Fortunata,
İşte şimdi anladın sanırım, neden "yelken sporu bana göre değil" dediğimi :-)
(korkma, sana zarar vermeyeceğim)
ahha bir tuvalet mevzuu daha ne güzel :)
abisi sen o ütüleri gönder bana kargoyla, iadesinde buruşmaması için gerekirse otobüsün en güzel yerine astıttırır ulaştırırım eline.
Aynı şey annenin iyileşme ve toparlanma sürecinde senin için de geçerli gregor.
Sizin kızlardan hayır yok bari kardeşler yapsın.
efsa kardeş,
senin gibi şeker kardeşime kıyacağıma cüzdanıma kıyar, hep yaptığım gibi kuru temizlemeciye gidip "abi bunlar yıkanmış, temiz sadece ütü yapılacak" derim, böylece tuvalet kapısında sıra beklemen için sana daha fazla zaman tanımış da olurum:)
Bir de öyle sakıncalı cümleler kurup fitneus fücurus'luk yapma nolursun, hayırsız olduğu tek konu ütü olsun ona razıyım :)
[not: hayatım, bu yorumu okuyorsan eklemek isterim ki ben senden 'hayırsızlık' şeklinde nitelenebilecek hiç bir olumsuz davranış görmedim, o kelime "efsa" namındaki şu küçük kıza ait, bilmeden, iyi niyetle söylemiştir! Bir gün ütülerimi de yaparsan en az benim kadar sevinir ayrıca.]
Hiç kardeşine kıyamaz (:
Ama ama artık yavaştan el atsın ütüden başlasın, bir ucundan tutsun şu işlerin. (Ben masum bir soytarıyım)
hem artık tuvalet kapısında ki bütün tuğlaları ezberledim çene çalarken, hem Allah beni yaratırken ütüden zevk alan bir hatun yaratayım diye yaratmış. Erinmem hiç, hem de ücretsiz bak bir daha düşün.
iki aydir siyah infinitili sovalyenin sana niye gelme tesebbusunde bulunmadigi da anlamissindir herhalde canikom:)
ama yine de seni seviyor..sana da bi clean room yapsin mi:)
anneperi doğru demiş, akşamdan içine çamaşır suyu döküp (sifonu çekmicen yabi) sabah iyice fırçaladıktan sonra sifonu çekmelisin. bir de yeni klozet kapağı alıp takmanı öneririm, kökten çözüm.
Augorous,
Ulan biricik şövalyem, kaç defa geleyim dedin de 'müsait değilim' dedim, unuttun mu?
Ayrıca tahrik etme, senin evini de biliyoruz :) Mühendislik haikası!
passiflora,
Anlattıklarını zaten her hafta yapıyorum ben. (vallahi yapıyorum)
Ama haklısın, cifle uğaşacağıma kapağı yenileyeyim iyi fikir.
Eh artık uzun ciddi adam gibi bir post yazmak farz oldu, bu kadar bok muhabetinden sonra ancak öyle temizlenir blog :)
sifonunu yaptırdın mı ki temizlik yapıosun sen virgi :)
sifon yoksa hijyen de yok :)
(taktım sifona yanlız hee :)
Bu kadar "basit" bir konudan roman çıkarmak, yakışsa yakışsa size yakışır:)))
Eğlenmeye devam..
fish,
sifon hala bozuk!
Remla,
ben eğleniyorum, sen benim eğlenmemi görüp eğleniyorsun sanki:-)
Bir de iyi tarafından bak. Bence sen 100 yaşına kadar falan yaşarsın Virgilius. Çünkü, böyle bir evde yaşayan birinin hastalıklara karşı müthiş bir bağışıklık kazanmış olması gerek mantıken :)Keşke annene bunu söyleseydin. O zaman çok yaşayacağın için sevinmekten seni azarlamazdı belki :)
boyle bi adama 30kusur senedir zor tahammul ediyorum, 100 yili dusunemedim bile:)
bende plastik bardak olayını sonuna kadar destekliyorum. fakat daha sonra o tezgahın üstünde birikmiş olan bulaşıkları yıkamakta geçen zaman ölüm gibi oluyor... ne yapalım başa gelen çekilir değil mi? bu sırada banyo tuvalet temizliğinde farkında olmadan yaptığım karışımlar sonucunda kafam bir milyon olmadı değil...
berbat
pis olmak berbat :>
Aydan Atlayan Kedi,
Esasen benim temelim yirmili yaşların başlarında, pislik ve ondan kaynaklanan mikroplara karşı bağışıklık kazandığım eğitim hayatımda atıldı, şimdi onun meyvelerini yiyorum. :-))
(o günleri anneme anlatsam kadıncağız kanser olurdu.)
magnum opus,
"karışım" derken ne kasttettin, yeni kimyasallar mı?
Aynasilgisi,
neyse ki senden çoook uzak o berbat pislik :)
aynen öyle, temizlikte kullanılan şeylerin karışması sonucu...
Kıy paraya al bir temizlikçi yahu! Çin ordusu pahalıya gelir zira. Kefenin cebi yok ya a Oğuz.
En iyi sevgili, az konuşan, soru sormayan, temizlik, çamaşır, bulaşık, yemek konularında doktorasını yapmış olan, Cif ile Duck'ın farkını bilen, Domestos ile Ace arasındaki on farkı şakkadanak sayabilecek olan, ayrıyetten seviştikten sonra mal mal, "Ne düşünüyorsun?" ya da "Beni seviyor musun?" diye sormayan sevgilidir. Böyle bir sevgili edinilebilir ya da temizlikçi kadın tutulabilir. Ha, hesapladığında 70 liranın hiçbir şey olmadığını, sevgiliyi yemeğe, sinemaya filan götürmenin gerekli olduğunu, böylece sevgilinin daha pahalıya geldiğini de göreceksin. Hem, temizlikçi kadın haftada bir gün gelir, evin işini bitirince gider. Sevgili, senin işini bitirinceye kadar gitmez. Akıllı davranıp, temizlikçinin güzel, çevik ve ahlaksızını da bulabilirsen, bir taşla iki kuş vurman bile olası.
borsalino
ayrımcı olmayan insan kafa yapısında erkek kadını iş-güç yapan ve istedikçe veren bir mal olarak görmez ya da tam tersi kadınlar erkekleri.insanlar birbirini sever ve paylaşırlar. neden yemeğe götürme görevi erkeğin ya da temizlik yapma görevi kadının gerçekten anlayamıyorum.
senin istediğin tarzda sevgili ya fahişeler ya da elizabeth olabilir. temizlikçi tut ona 70'i ver, sonra bir rus tut onun ağzına ver - hala 100 dolar sanırım-
yoksa sen bu özelliklere sahip bir kadın mısın, valla ağlarım..
Ayna Silgisi, yazdıklarımla, istediğim sevgili (ya da fahişe) arasında nasıl bir bağlantı kurdun, anlayabilmiş değilim. Ben erkeklerin "genel' yaklaşımından dem vuruyordum. Seksist yaklaşımlarda filan da bulunmuyorum. Yemeğe götürme göreviyle temizlik görevine gelince, ilkokul kitaplarını açarsan, baba çalışır eve para getirir, anne evde kalır çocuk yetiştirir ve yemek yapar cümleleriyle dolu sayfalar göreceksin. Hatta etrafına bak.
P.S. Elizabeth'in telefonu var mı sende?
çünkü senin istediğin özelliklerde biriyle sevgili olunmaz. gerçekten seveceğin birini bu şekilde sınıflandırmazsın, ben buna inanıyorum.
kitaplar yazıyor ya da etraf yapıyor diye bunu kabul edecek değilim.
Yorum Gönder